
Vaktimiz oldukça değerli dostum ve İçimizdeki çocuk eğitmeni olan Merve ile gökyüzünü değerlendirir ve kanallık yoluyla yazı yazarız. Yoğun tempomuzdan geçtiğimiz 4 ay buna vakit bulamamıştık ama Aslan Kapısı seremonisine de katılan dostum Merve, 8:8 Aslan Kapısı seremonisi çalışma dosyasını görünce beni aradı ve ‘Sen bu tutulmayla ilgili yazı mı okudun bir yerde?’ diye sordu. ‘Hayır, neden?’ dediğimde ise ‘Aslan Kapısı seremonisi için hazırladığın dosya tam olarak tutulma temalarıyla birebir. Ben daha manifesto teknikleri ya da niyet yazma gibi bir şey beklerken sen insanları öfke sağaltım ve atalarla ilgili çalışmaya yönlendirmişsin, inanamadım.’ dedi. Ben de bunun üzerine ‘O zaman bu tutulma bir blog yazısı hak ediyor!’ dedim ve toplantımızı yaptık. Kanallığımızı da alarak sizlere aşağıdaki güzel ve aydınlatıcı tutulma yazısını hazırladık!
Bu Güneş Tutulması, Aslan burcunda gerçekleşen bir Güney Ay Düğümü Güneş tutulması. Güneş tutulmaları aslında bir nevi yeni ay enerjisi taşır. Genellikle hayatımıza yeni insanlar getirir, yeni kapılar açar.
Fakat Güney Ay Düğümü üzerinde gerçekleşen tutulmalar biraz daha farklı çalışır. Güney Ay Düğümü, hayatta bırakmamız gereken şeyleri; geçmişten, atalardan ya da eski yaşamlardan taşıdığımız ve dönüştürmemiz gereken kalıpları gösterir. O yüzden bu Güneş tutulması, bize yeni bir şey vermeden önce artık taşımamamız gereken yükleri yansıtıyor. Bırakmamız gereken şeylerin ne olduğuna işaret ediyor.
Kadim geleneklerde Güney Ay Düğümü, “ejderhanın kuyruğu” olarak adlandırılır. Kuyruk da geride bırakılması gerekeni temsil eder. Biriktirilmiş alışkanlıkları, eski kimliklerimizi, otomatik verdiğimiz bazı tepkileri ve artık ruhumuzun gelişimine hizmet etmeyen şeyleri gösterir.
8:8 Aslan Kapısı seremonisinde de tam olarak sakral çakradan, atalardan gelen vadesi dolmuş ve mutluluğumuza hizmet etmeyen inançları çıkaracağız ve tam olarak buna özel bir çalışma indirdik. Aynı zamanda daha güzel, yeni ve kolay olanı koşulsuzca almaya hakkımız olduğunu hatırlayacağız.
Aslan burcuyla bağlantılı olarak da şöyle düşünebiliriz: “Ben kral olacağım.” diyenler için artık kral ve tebaası dönemi bitti diyor. Artık herkesin kendi yaşamının kralı ya da kraliçesi olduğu bir döneme giriş yapıyoruz. Bu nedenle Aslan burcundaki bu tutulma bize yeni bir kral seçmiyor ve gerçek meselenin güç sahibi olmak olmadığını da söylüyor. Gücü neden istediğini fark etmek gerekiyor. Bütünün hayrına mı istiyorsun, yoksa onu eskiden bildiğin şekilde mi kullanmanın peşindesin? Burada daha bütüncül bir yaklaşımla yenilik getiriyor diyebiliriz.
Şimdi tutulma burada bize diyor ki: Gerçek ustalık, her gün aynı özeni gösterebilmektir. Aslan’ın gerçek liderliği, kimse bakmıyorken de doğru olanı yapabilmektir; sadece sahnedeyken değil. O yüzden bu tutulmada “Kimse görmezken bile doğru olanı yapmak” teması çok güçlü. Hayatı gerçekten ustalıkla mı yaşıyoruz? Özümüze mi bakıyoruz, yoksa sadece görünmeye mi çalışıyoruz? Aslında bize bunu sorgulatıyor.
Aslan bir şey yaparken işin içine kişiliğini de katar. Yani günlük faaliyetlerimizde ve işlerimizde özümüzü de taşımamız gerekiyor. Sadece bir işi yapmamızı değil, onunla bütünleşmemizi ve ustalığımızı ortaya koymamızı istiyor. Güneş, Aslan’ın yöneticisi ve Güneş, ruhu temsil ediyor. O yüzden bu tutulmada ‘yaptığın işe ruhunu koyuyor musun yoksa öylesine mi yapıyorsun?’ fazlasıyla görünür olacak. Kova’nın görünür olanı ortaya çıkarma etkisini ele alırsak, bir sonraki tutulmada ortaya çıkacak olan özümüzün ışığı için bu tutulma, bizi önümüzdeki 6 ay kendimiz olmaya, özümüz ve özümüzün asıl isteği neyse onu kabul etmeye hazırlıyor olacak diyebiliriz.
Fakat bunları yaparken kendimizi de tüketmeyeceğiz. Tutulmanın önemli uyarılarından biri de bu. Kolektif olarak önümüzdeki dönemde insanlar, yaptığı iş ile kendi değerini birbirine karıştırmamalı. Çünkü eski kalıpları bırakıyoruz. Belki eski kalıpta şöyle düşünüyorduk: “Daha çok çalışırsam değerliyim. Daha çok üretirsem sevileceğim. Dinlenmeye ya da rahatlamaya bile kalkışmayayım, yoksa geride kalırım.” Halbuki, Tanrı bize her şeyi erişilebilir kıldı, üzerinde yaşadığımız bu gezegen bize istediğimiz her şeyi vermek üzere tasarlandı ve gerçek bir cennet. Sadece istemeye hakkımız olduğunu hatırlamak ve kendimizi, istediğimiz şeylere varoluştan layık görebilmeye ihtiyacımız var.
İşte bu düşünceler, Güney Ay Düğümü’nün bırakmak istediği eski bilinç kalıplarını temsil ediyor. Çünkü hizmet etmek tamam ama kendini feda etmek, hayır. En nihayetinde kalbinin, özünün asıl istediğini yaptığında kendini feda etmeden zaten kendini gerçekleştirirken, hem de kolektife katkı olacağın bir yol var. Sadece özünü dinlemen ve kendine yalanda olmayı kesmeni istiyor gökyüzü. İstemiyormuş gibi yapmayı bırak ve asıl istediğin şey ne ise onu kabul et. Biliyorum istediğin şey her ne ise onu istemenin ayıp ya da banal olduğuna inandırıldın. Bu inançları sal, kendine dürüst ol ve kabul et; nedir kalbinin asıl istediği? Toplumun kabul göreceği değil, kalbinin asıl istediği nedir?
Bir de Aslan Güneş tutulmasının Sekhmet ile ilişkilendirilir. Sekhmet; savaşçı, koruyucu ve şifacı olarak niteleniyor. Sekhmet’in ateşi, yok etmek için değil, dengeyi yeniden kurmak için yanıyor. Öfkesi de bilinçsiz bir öfke değil. Kutsal bir öfke, haklı bir öfke. Üzerimizdeki haksızlıkları silkeleyerek atabilmemiz, kalbimizin sesi olabilmemiz için bize güç veren ve vadesi geçmiş duyguları dönüştüren, çok kutsal bir öfke.
Aynı zamanda tutulmanın ateşi de bir ceza vermek için değil; gücü yanlış kullandığımız yerleri fark etmemiz ve sonrasında onlardan arınmamız için çalışıyor; fark et ve kendini affet.
Bununla beraber Jüpiter ve Merkür de tutulmanın içindeler ve onlar da Aslan burcunda. Jüpiter’in büyütme etkisi var ve Merkür bilgiyi temsil ettiği için burada bilgi büyüyor diyebiliriz. Aslan burcunda olduğu için de bu bilgi kalbimizi sarıyor. İfadeler ve sözler daha büyük, daha bilge bir yerden geliyor olacak.
Jüpiter burada bir büyüteçtir. Neyi beslersen onu büyütür. Büyütülen yere dikkat edilmesi gerekli. Özümüzdeki şeye odaklanmak çok önemli.
Önümüzdeki dönemde yalnızca bireysel olarak değil, toplumsal olarak da şu soruyu sorabiliriz: Bilgiyi ne için kullanıyoruz? Üstünlük kurmak için mi, yoksa kendimizi gerçekleştirmek için mi?
Bu tutulmanın ana mesajlarından biri de şu: İlham aldığın şey her neyse, onu günlük hayatına dök ve aksiyona geçir. İlham aldığın değeri yaşamına da taşı. Sadece ilham olarak kalmasın.
Haritadaki en güçlü göstergelerden biri de Kuzey Ay Düğümü’nün Kova burcunda ve on ikinci evde olması. Bu da bize artık sadece “Ben parlayayım.” bilincinden değil; Kova’nın “Birlikteyiz ve birlikte yükselirsek hepimizin kazancı olur.” bilincine geçtiğimizi gösteriyor.
On ikinci ev görünmeyen alanı anlatır. Dışarıda değil, içeride başlayan bir süreçtir. Hatta anne karnı gibi de düşünebiliriz. Ben bunu gördüğümde aklıma Kaia Ra’nın duası geldi: “Beni rahminin derinliklerine götür ve yeniden doğur.” Belki de Aslan’ın egosunun sessizleştiği yere gitmek ve kalbin yeniden konuşabildiği yerde olmak gerekiyor. Aslan, egoyu temsil ettiği gibi kalbi de teslim eder. İçsel çocuğu temsil eder. Aslan güçlü bir burçtur. İçsel çocuk da çok güçlüdür. Egodan, istesek de istemesek de ayrışmak ve kalbi dinlemek zorunda kalacağımız döneme giriyoruz.
Satürn’ün Koç burcundan yaptığı üçgen açı da burada çok kıymetli bir şey söylüyor: Cesaret tamam ama disiplin olmadan kalıcı olmaz. Aslan’ın ateşi burada Satürn’ün bilgeliğiyle birleşiyor.
Bir de Satürn’ün “haresi” dediğimiz, bizim derslerde “feleğin çemberi” olarak anlattığımız bir kavram var. Felek zamanı temsil ediyor, Jüpiter de bilgiyi büyütüyor. O bilgiye kalbini kat ve disiplinle ilerle. Gerçek liderlik budur, mesajı veriyor.
Bu tutulmanın mesajı; artık kral ve tebaası dönemi değil. Hayatta mesele görünür olmak ya da başkalarının alkışını almak da değil. Asıl liderlik; kendi ışığını yakalamak, kalbine dönmek, kalbinin hizmetinde olmak ve herkesin de bir ışığı olduğunu kabul ederek birlikte daha büyük bir bilince, daha büyük bir ışığa yürüyebilmektir.
Bu tutulma önümüzdeki altı aylık dönemde bize bunu anlatacak deneyimler ve realiteler getirebilir. O yüzden bu mesajın farkında olmak çok önemli. Genel olarak sahip olduğumuz gücü hatırlayacağız ama artık bize hizmet etmeyen eski kalıpları da geride bırakacağız.
Umarız sevmişsinizdir ve sizleri de 8:8 Aslan Kapısı seremonimizde görebiliriz.
Tutulmanın etkilerinden bağımsız bir şekilde; kök çakra: alabilmeye izinli olmak; sakral çakra: hizmet etmeyen ata kodlarından özgürleşmek ve solar pleksus: güç ile ilişkimizi düzeltmek ki, kalp çakrası: bizi asıl mutlu edecek şeyleri isteyebilmek, olmak üzere çok güçlü bir çalışma hazırladık. Olabildiğince fazla faydalanabilmeniz için çok sağlam bir hazırlık ve çalışma, sonrasında da kullanabileceğiniz bir rehber dosya hazırladık.
Ne olursa olsun happy eclipses darlings!
Yeliz ve Merve!